
Niye , ocak, şubat, mart hepsi 30’ar gün çekebilecekken, ocak ile mart 31 de, şubat 28 ?
Bir yıl 365 gün 6 saat sürüyor ve buda bir sürü karışıklık yaratıyormuş.
Jül Sezar, Mısırlı astronomi bilgini Sosigenes’e emir vermiş, bu işi çöz diye..
Senenin altı ayı 30, altı ayı da 31 çekince, tam 366 ediyor.
Sezar emir vermiş öyle yapın diye..
“ Geri kalan üç yılın birer gün eksiğini de yılın sonundan düşün “ demiş.
Yılbaşı o zaman Mart , Şubat da yılın son ayı. ( September yedinci, october sekizinci, november dokuzuncu, december onuncu ay diye de ordan geliyor. )
Şubat 4 yılda bir 30 geri kalan yıllarda 29 gün olmuş böylece.
Sezar bir iş daha yapmış. Aylardan birine , kendi adını koymuş..
Julius adı July olmuş, yani Temmuz..
Sonra Ogüst (Augustus) imparator olmuş. Sezardan aşağı kalmamak istemiş, o da bir aya kendi adını vermiş.. August..
Ağustos , o zaman Mart 31, Nisan 30, Mayıs 31, Haziran 30 , Temmuz 31, Ağustos 30 çekiyor ya , Sezar’ın sıralama emri ile..
Yılın son ayı şubat.. Bir gün Ağustos’a verince, kalmış 28 ..
O zaman , bu zaman , şubat dört yılda bir 29, geri kalan yıllarda 28 çekiyor..
Bundan sonra değişmez merak etmeyin..
O da emir vermiş .. “ Yılın sonundan bir gün daha alın ve benim ayımı da 31 yapın “ diye..
Panasonic’in geliştirdiği yeni genetik kod teknolojisi ile hastalık risklerini saptamak kolaylaşıyor. Panasonic, Konan Üniversitesi ile beraber yürüttüğü ortak çalışma sonucu insan genomu içindeki SNP’leri ( single nucleotide polyphormism) analiz ederek, insanların ilaçlara olan olası reaksiyonlarını ve genetik kökenli hastalıkları çok kolay bir şekilde tespit eden yeni bir teknoloji geliştirdi.
Panasonic ve Kobe’deki Konan Üniversitesi’nde görevli profesör Naoki Sugimoto’nun birlikte yürüttüğü ortak çalışma, DNA yapısındaki SNP’leri analiz ederek tıp tarihinde çığır açacak yepyeni bir teknolojiyi ortaya koydu.
Genetik kökenli hastalıkların önceden belirlenmesini kolaylaştıran yeni teknoloji sayesinde, hastanelerde tedaviler artık her hastaya özel olarak daha doğru ve hata payı bırakmayan bir şekilde uygulanabilecek.
İnsan DNA’sının tek bir dizisini oluşturan harflerdeki varyasyonlar olan SNP’ler, genetik dizideki mutasyonları ifade ediyor. Geleneksel DNA SNP’lerini tanıma metotları hem pahalı hem de yüzde 100 doğru bir sonuca ulaştırmayan bir yöntem olduğu için kullanımı çok yaygın değil.
Panasonic’in geliştirdiği bu yeni metot bu işlemi çok daha kolaylaştırıyor. Yapay bir DNA’nın sentezi ile gerçek bir DNA’nın sentezini karşılaştırma ilkesinden yola çıkan bu teknoloji, bu işlemi sentez sırasında ortaya çıkan fosfat gruplarını değişken olarak varsayarak uyguluyor.
Sentez sırasında oluşan enzim reaksiyonlarının yaydığı elektrik akımlarını saptayan yöntem, değişkenleri karşılaştırma anlayışını temel alıyor. Geleneksel metotlardan farklı olarak DNA’lar bir solüsyon içinde test edilerek sonuca pratik bir şekilde ulaşılabiliyor.
Genetik kodu çok daha kolay bir şekilde analiz eden bu yeni yöntem sayesinde tıp ve genetik dünyasında büyük adımların atılması bekleniyor