Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım


.

dış gebelik, embryonun normalde yerleşmesi gereken rahim dışında bir yere yerleşerek gelişmesini sürdürmesidir. Yaklaşık olarak 100 gebelikte 1 oranında görülmekle birlikte, son yıllarda bu sıklık biraz daha artmıştır.

dış gebelik en sık olarak rahmin iki yanındaki tüplerde görülür. Normalde kadının yumurtası ile erkeğin spermi tüplerde karşılaşıp döllenme burada gerçekleşir. Döllenen yumurta 48-72 saat sonra rahime ulaşıp, burada yerleşir ve gelişmesine devam eder. Tüplerin iç tabakasında bir hasar oluştuğunda döllenmiş yumurtanın bu yolculuğu gerçekleşmez ve tüp içinde gelişmesine devam ederek dış gebeliğe neden olur.

Tüpler rahim duvarı gibi, kalın ve genişleme yeteneğine sahip olmadıkları için gebeliğin büyümesi ile gerilip bir süre sonra yırtılırlar. Bu hastanın yaşamını tehdit edici bir iç kanamaya neden olabilir. Amaç bu evreye ulaşmadan hasatlığın tanınması ve tedavi edilmesidir. Bu nedenle gebelik şüphesi olan kişide erken dönemde yapılan ultrasonografinin amacı, gebeliğin yerleşim yerinin ve gebeliğin Sağlıklı olup olmadığının belirlenmesidir.

DIş GEBELiK KiMLERDE DAHA SIKTIR?

dış gebelik için en önemli risk faktörü geçirilmiş olan genital infeksiyonlardır. Tüpün içinde döllenmiş yumurtanın rahim içine naklini kolaylaştıran tüysü oluşumlardaki kalıcı hasar dış gebelik oluşumunu kolaylaştırmaktadır. Bu infeksiyonlar klinik belirti vermeden, farkına varılmadan da geçirilmiş olabilir.

sigara ve nikotin de aynı şekilde tüpte hasara neden olarak dış gebelik olasılığını arttırıcı bir risk faktörüdür. Tüplerle ilgili geçirilmiş ameliyatlar da dış gebelik için risk faktörüdür. Tüp bebek uygulamalarından sonra dış gebelik daha sık görülmektedir. Daha önce dış gebelik nedeniyle ameliyat geçirmiş olmak da dış gebelik olasılığını yaklaşık 10 kat arttırmaktadır.

NASIL BELiRTi VERiR?

Ağrı adet gecikmesini izleyen vaginal kanama en önemli işaretlerdir. Ağrının nedeni tüpün gerilmesidir. Daha sonra tüp yırtılıp, karın içine kanama olduğunda çok şiddetli ağrı ve bayılma ortaya çıkar. Amaç olayı bu boyuta gelmeden teşhis ve tedavi edebilmektir.

Muayene esnasında rahim yanında kitle saptanması da önemli bir bulgu olabilir. Ancak bu daha ilerlemiş hastalık tablosunda karşılaşılabilecek bir bulgudur.

NASIL TANI KONULUR?

Bugün dış gebelik tanısında kullanılan en önemli iki araç ultrasonografi ve kanda yapılan beta hCG düzeyi ölçümüdür. Bu sayede hastalık çok erken aşamada yakalanabilmektedir. Geçmişte anne açısından ölümcül bir hastalık olan dış gebelik bu sayede ölümcül bir hastalık olmaktan çıkmıştır. Tanıda şüphe olduğu durumlarda laparoskopi hem tanı hem de hastalığı tedavi edici olarak kullanılabilir.

Kanda yapılan gebelik testi, yani beta hCG düzeyi 1500 mIU/ml nin üzerinde olduğu halde , vaginal ultrasonografide rahim içinde gebelik kesesi görünmüyorsa dış gebelik olasılığı yüksektir. Ayrıca ultrasonografide yumurtalık-tüp etrafında kitle saptanması, batın boşluğunda serbest sıvı-kan görülmesi tanıyı destekleyen bulgulardır. Normalde bu dönemde günaşırı bakılan beta hCG değerleri sağlıklı bir gebelikte 2 kat artar. Gebelik sağlıklı bir gebelik değilse veya dış gebelik söz konusuysa bu artış daha yavaş olur. Burada peş peşe yapılan beta hCG ölçümleri ile birlikte ultrasonografik değerlendirmelerle tanı büyük ölçüde doğru olarak konulabilir.

Beta hCG düzeyi yeterince artmıyor ve ultrasonografide rahim içinde gebelik kesesi saptanmadığı halde tanıda şüphe varsa, kürtajla rahim içinden alınan parça ile rahim içinde ortaya çıkıp bozulmuş bir gebelik mi, yoksa gerçekten dış gebelik mi olduğu ayrımı yapılabilir. Beta hCG düzeyinin günaşırı 2 kat arttığı hastalarda, rahim içinde sağlıklı bir gebelik gelişebileceğinden bu işlemden kaçınılmalıdır.

Diğer yardımcı bir laboratuar testi de kan progesteron hormon ölçümüdür. Gebelik hormonu olan progesteronun 25 ng/ml altında ölçülmesi sıklıkla gebeliğin sağlıklı olmadığına işaret eder. Bu ya rahim içindeki bozulmuş bir gebelik veya dış gebelik olabilir.

Vaginal yoldan yapılan ultrasonografide nadiren tüpteki gebelik kesesi ve hatta bebeğin kalb atışları görülebilir.

DIş GEBELiğiN DiğER YERLEşiM BöLGELERi

dış gebelik çok büyük olasılıkla tüplerde görülür. Diğer yerleşim bölgeleri yumurtalıklar (ovaryen gebelik), abdominal gebelik ve servikal gebeliktir.

Yumurtalıkta dış gebelik, tüm dış gebeliklerin %1 inden daha azdır. Spermin yumurtayı, yumurtalık içinde döllemesi sonucu ortay çıkar. Abdominal gebelik, gebeliğin karın boşluğunda yerleşmesidir. Tüpteki gebeliğin karın boşluğuna atılıp burada gelişimini sürdürmesi veya gebelik ürününün doğrudan karın boşluğunda gelişmesi ile oluşur. çocuğun eşi -plasenta- barsaklar veya karın iç zarına yapışıp buradan beslenir. Ancak bu gebelikler nadiren çok ileri gebelik aylarına ulaşırlar. Ultrasonografide bebeğin etrafında rahim duvarının görülmemesi ve rahmin ayrıca boş olarak saptanması ile tanı konur. Tedavisi cerrahi olarak gebeliğin sonlandırılmasıdır.

Servikal gebelik, gebeliğin rahim ağzında €“serviks- yerleşmesidir. Rahim ağzının, rahim duvarı gibi genişleyemediği için gebeliğin büyümesi ile yırtılma ve çok şiddetli kanama olur. Tedavisi ilaçla veya cerrahi olarak yapılabilir.

DIş GEBELiK NASIL TEDAVi EDiLiR?

Bugün dış gebelik tedavisinde en sık kullanılan yöntem laparoskopidir. Bunun dışında açık ameliyat yani laparotomi, bugün ancak iç kanaması olan hastalarda tercih edilmektedir. Son yıllarda ilaçla tedavi de erken dönemde saptanan dış gebeliklerin tedavisinde başarıyla uygulanmaktadır.

CERRAHi TEDAVi

Cerrahi tedavi laparoskopi veya laparotomi ile yapılabilir. Her iki işlem de aynı amaçla kullanılabilir. Hastanın daha çabuk iyileşmesi ve daha kısa süre hastanede kalması açısından laparoskopi tercih edilmektedir.

Laparotomi, ancak çok acil girişim gerektiren, iç kanamalı hastalarda uygulanmaktadır. Cerrahi tedavi tüpü koruyucu biçimde, tüpün açılıp gebelik ürününün boşaltılması ve kanamanın durdurulması şeklinde konservatif bir ameliyat olarak uygulanabilir. Tüp çok hasar görmüşse veya hastanın tekrar çocuk isteği yoksa tüp tamamen alınabilir.

Laparoskopi karın açılmadan yapılan ameliyat şeklidir. Göbek altından ve karın alt bölgelerinde 3 adet, 5-10 mm.lik kesilerle girilerek, optik sistemlerle karın içi ve genital organlar görüntülenmektedir. Genel anestezi altında yapılan bir işlemdir. sıklıkla hasta hastanede 1 gün kalıp taburcu edilebilir. Laparoskopide sıklıkla konservatif girişim yapılmaktadır. Karın içi kontrol edildikten sonra dış gebelik bulunan tüp saptanır. Tüpe çizgi şeklinde bir kesi yapılarak gebelik ürünü boşaltılır ve kanama kontrolü sağlanır. Tüp korunduğu için hastanın aynı tüpten tekrar gebe kalma şansı devam eder. Bu işlemden sonra tekrar dış gebelik olma şansı %10 kadardır. Hastanın tekrar gebe kalma şansı, tüp etrafında yapışıklık olup olmamasına, diğer tüpün durumuna da bağlıdır.

Tüpü çok hasar gören ve dış gebeliğin tekrarlama olasılığının yüksek olduğu hastalarda tüpün çıkartılması tercih edilebilir.

Yukarıda bahsedilen işlemler açık ameliyatla, yani laparotomi ile de gerçekleştirilebilir.

TIBBi TEDAVi

Son yıllarda dış gebelik tedavisinde ilaçla tedavi de uygulanmaya başlanmış ve iyi sonuçlar alınmıştır. Methotrexate bu amaçla kullanılan ilaçtır. Beta hCG düzeyinin 10.000 mIU/ml altında olduğu ve iç kanama olmamış hastalarda uygulanabilir. Methotrexate tümör tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. Gebelik hücreleri normal hücrelerden daha hızlı çoğaldıkları için bu ilaca tıpkı tümör hücreleri gibi yanıt vermekte, dolayısı ile büyümeleri durmaktadır. Bu tedavinin başarı şansı, uygun vakalarda %90 ın üzerindedir. Tekrar dış gebelik olma olasılığı da cerrahi tedavi sonrasındaki gibi yuzde 10 civarındadır. Dezavantajı iyileşme sürecinin daha uzun olması (10-15 güne kadar) ve ilaca bağlı bazı yan etkilerin görülebilmesidir

.

Gebelik diet yapmak için uygun bir zaman değildir. Gebeliğiniz ilerledikçe iştahınız da artacaktır. Bu iştah artışı sizin ve bebeğinizin yeterli derecede besin almasını sağlayan doğal bir yoldur. Gebe bir kadın aldığı günlük kaloriyi artırmalıdır – bir çok hamile kadın hamilelik öncesinde aldığı kaloriden günlük 300 kalorilik bir artışa ihtiyaç duyar – ve hamileliği süresince de kilo alır. Seyrek yapılan yada artan fiziksel aktiviteler sonrasında alınacak kaloride ayarlamalara gidilebilir.

Boyu kilosuyla orantılı bir kadın için hamilelik süresince alınması gereken ortalama kilo 12.5 olup bu değer önerilen 11 ila 16 kilo arasındadır. Fakat boyu kilosuyla orantılı olmayan daha zayıf olan kadınlar için önerilen kilo artışı 18 kg dir. Şişman kadınlar için önerilen kilo artışı 7 ila 11 kg dir. Şişman kadınlar hamileleik süresince ne diyet yapmalı ne de kilo kaybetmeye çalışmalıdır. Bununla birlikte hamilelik dönemi şişman bir bayan için yemek alışkanlıklarını değiştirmesi için ideal bir dönemdir. Gebelikte alınacak kilonun ayrıntısı aşağıdaki gibidir:

Bebek   

  3.3 kg ila 3.8 kg

Göğüslerin büyümesi   

  1.3 kg

Plasenta   

  0.4 kg ila 0.9 kg

Kan ve vücut sıvısı artışı   

  1.8 kg ila 3.6 kg

Amniyotik sıvı   

  0.9 kg ila 1.3 kg

Uterus ağırlığında artış   

  0.9 kg ila 1.3 kg

Annedeki yağ deposu   

  2.2 kg ila 3.5 kg

Toplam artış   

 10.8 kg ila 15.7 kg

Annedeki kilo artışı hamilelik süresince anne ve bebek arasında ayrı bir şekilde paylaşılır. Annede yağ , hamileliğin erken dönemlerinde depolanır ve gebeliğin ortalarında besin depolanması en yüksek seviyeye ulaşır. Bu erken depolanma işleminin hamileliğin son 10 haftasında hızla büyüyecek olan bebek için gerekli olabilecek enerjiyi sağlamak için yapıldığı düşünülmektedir.Hamileliğin son döneminde bebeğin hızlı gelişimiiçin ihtiyaç duyulacak enerji ve anne adayının artan metabolik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla gebeliğin ortalarında plasental büyümede ve organların ağırlıklarında hızlı bir artış yanında kan yapımında da hızlanma görülür. Hamileliğin erken döneminde depolanan ve hamilelik süresince kullanılmayan yağ deposu emzirme için gerekli olan enerji ihtiyacını karşılamak için kullanılır.

Özellikle hamilelik öncesinde sağlıklı olmayan kadınlarda görülmekle birlikte hamilelik döneminde yeterli besin alamayan anne adaylarının bebeklerinin düşük doğum ağırlıklı olma şansının daha fazla olduğu araştırmalar ile gösterilmiştir. Bu risk annenin yaşam tarzıyla da ilgilidir, mesela hamilelik döneminde sigara içmek gebeliğin sonucunu etkileyecektir. Bununla birlikte fazla kilo almak da iyi değildir. Şişman kadınlar gebelik süresince problemler yaşayabilirler. Kolların ve uylukların üst kısımlarında biriken yağ dokusunun doğum sonrasında geri dönüşü çok zordur.

Sağlıklı beslenme fazla kilo almadan gerekli besin ve kaloriyi almak için iyi bir yoldur. Patates cipsleri , soda , ve çikolatalar yerine meyva, yoğurt ve şekersiz tahıl yemek gerekli besinleri almak için bir yoldur. 

İdeal olarak gebeliğin ilk 3 ayında –birinci trimestri dönemi – 1.3 kg ila 3.6 kg ve bundan 1 hafta sonra da 400-450 gr alınmalıdır. En hızlı kilo artışı son 3 ay içerisinde olur. Bebek doğduktan 1 yada 2 hafta sonra yaklaşık olarak 8 – 9 kilo kaybetmelisiniz. Eğer gebelik süresince aşırı kilo almadıysanız hamilelik öncesi kilonuza 4 – 6 ay içinde geri döneceksiniz.

Nadiren de olsa bazı kadınlarda gebeliğin son haftalarında sıvı birikimi görülür.Bu sıvı birikimi bir haftada aşırı kilo almaya ve ayaklarda ve yüzde ödem oluşmasına sebep olabilir. Aynı zamanda bu sıvı birikimi pre-eklamsi ( gebelikte şiddetli tansiyon yüksekliği ile seyreden riskli bir hastalık) adlı hastalığın işareti olabilir. İşte bu nedenlerden doktorunuz her hafta sizi muayene ederek kilo artışınızı ve sağlığınızı kontrol edecektir

.


Hamilelik döneminde dengeli ve sağlıklı beslenmenin bebek sağlığı üzerindeki etkisi büyük. Jinekolog Opr. Dr. Kağan Kocatepe, gebelikte öğün sayısının en az beş olmasını, fazla miktarda sıvı alınmasını ve kahve tüketiminin günde bir bardağı geçmemesini öneriyor.

* İlk bilmeniz gereken, gebeliğinizin hangi döneminde bulunursanız bulunun sağlıklı beslenmek için geç kalmadığınızdır. Şu andan itibaren beslenme konusunda atacağınız her olumlu adım mutlaka hem size hem de bebeğinize yararlı olacaktır.


* Gebelikte önerdiğimiz beslenme şekli, tüm temel besin maddelerinden her birinin yeterince ve düzenli olarak alınması şeklinde. Temel besin maddelerinin şekerler ve yağ miktarı yüksek gıdalar hariç her birinden her gün belli miktarlarda mutlaka alınmalı. Şekerler ve aşırı yağlı gıdaların size ve bebeğinize yararı yoktur.

* Gebelikte bazı özel durumlar hariç, düzenli vitamin kullanımı gereksizdir. Gebelik dönemi boyunca ihtiyaç duyduğunuz vitaminlerin tümü düzenli beslenme yoluyla alınabilir ve doğru olanı da budur. Düzensiz beslenip vitamin ilaçlarına güvendiğinizde gerekli olan ihtiyacınızın tümüyle karşılanmadığından emin olabilirsiniz. Ancak erken gebelik dönemindeki şiddetli bulantı ve kusmalarda ve ileri derecede beslenme yetersizliği gösteren anne adaylarında ise düzenli beslenmeye ek olarak vitamin tedavisi elbette vermekteyiz.

* Ne kadar demir içeriği yüksek besinlerle beslenirseniz beslenin, gebelikte ihtiyaç duyduğunuz demiri alabilmek için belli bir gebelik haftasından sonra düzenli olarak demir içeren ilaçlar kullanmalısınız.

* Alacağınız demirin bebeğinizin demir depolarının oluşmasındaki önemini unutmayın.
.

tüp bebekte çoğul gebelik

12/10/2008 -Kategori: BEBEK GELİŞİMİ ve TÜP BEBEK

 

9/10/2008 · Kategori: HAMİLELİK VE BEBEK

Tüp Bebekte Çoğul Gebeliğin Riski!

9/9/2008 · Kategori: tup bebek tedavisi nedir

Tüp bebek uygulamalarında çoğul gebeliklerin erken doğum ve buna bağlı sakatlık ve zeka geriliği riskini beraberinde getirdiği, ancak uzun yıllardır bebek isteyen anne-baba adaylarının bu riski görmezden geldiği bildirildi.

Türk Jinekoloji ve Obstetrik (hamilelik ve doğumla ilgili bilim dalı)Derneği Başkanı ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Tıraş, tüp bebek uygulamasının, çocuk sahibi olamayan çiftlerin sıkça başvurduğu bir yöntem olduğuna dikkati çekti.
Tüp bebek uygulamasında, anne adayına Sağlık Bakanlığının belirlediği standart olan ortalama 3 embriyo transfer edildiğini anlatan Tıraş, "ancak, eğer hastanın yaşının ileri olması gibi nedenlerle gebe kalma ihtimali azsa, embriyo sayısı artırılabilir. Embriyo sayısı artırımı, söz konusu özel durumlarda yapılmalıdır.

Ancak, ihtiyaç olmadığı halde, yalnızca gebelik ihtimalini yükseltmek amacıyla embriyo sayısını artırmak, beraberinde önemli sorunları getirebilir" dedi. Embriyo sayısının artırılmasının, "çoğul gebelik" ihtimalini yükselttiğini söyleyen Tıraş, "Çoğul gebelik, iki ve fazla fetusun geliştiği gebeliktir. Tüp bebek yöntemiyle nakledilen embriyo sayısı ne kadar çok olursa, rahme düşecek embriyo sayısı da artacaktır. Yani ikiz, üçüz, dördüz, hatta daha fazla sayıda fetus aynı anda gelişmeye başlayacaktır" dedi.

ÇOĞUL GEBELİĞİN RİSKLERİ
Türk Neonatoloji (yeni doğan hastalıkları) Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Yurdakök de çoğul gebeliğin tüp bebek uygulamasında başarı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Anne rahminin en fazla 2 bebek için uygun olduğunu, daha fazla sayının erken doğumlara, bebeklerde sakatlığa veya zeka geriliği gibi kalıcı sorunlara neden olabileceğini ifade eden Yurdakök, "tüp bebek uygulaması yapılan anne ve baba adaylarına, tüp bebek uygulama merkezlerinde bilgilendirme çok iyi şekilde yapılmalı, çoğul gebeliğin riskleri iyice anlatılmalı. Ancak, bazen anlatılsa dahi uzun yıllar bebek sevdası yaşayan anne-baba adayları, bu riski görmezden gelmekte ve tüp bebek uygulamasında normalin çok üzerinde sayıda embriyonun transferini istemekteler" dedi.
Çoğul gebeliğin annenin hayatını da tehlikeye attığını belirten Yurdakök, tüp bebek uygulamalarında Sağlık Bakanlığının belirlediği standartlara bağlı kalınması gerektiğini vurguladı.

.

« Önceki ::